Hüzün Ayı; EYLÜL

Benimle birlikte yedi çocuğun annesi, ailemizin çınarı annemin 10. ölüm yıl dönümüne ithafen… Eylül, insan ismi olarak da çok beğendiğim bir isim. Bir zariflik, bir naiflik aynı zamanda bir hüzün barındırır içinde. Mevsimler ve aylar da insan hayatının evreleri gibi gelir bana. İlk baharın yeşilliği doğumu, canlılığı, hareketi anlatırken, yaz mevsimi gençliği, deli kanlılığı, hırçınlığı çağrıştırır. Son bahar Eylülle başlar. Artık hırçınlıktan, hareketten, kavgadan, ateşten, … Okumaya devam et Hüzün Ayı; EYLÜL

Eğitimde Şimdilik Hedef X Zamanı

Her şey bir anda olmadı. Bir anda oldu diyen yalan söyler. Aslında vizyon yüzyıllar önce çizilmişti. “Oku” bir rica, bir talep, bir beklenti de değildi üstelik. Bir emir, bir nas. Bir kesinlik, bir kararlılık. Okuyan oldu. Okumayan oldu. Uyan oldu. Uymayan oldu. Uyulduğunda dünya imar edildi. Uyulmadığında rezil. Eğitim bir süreçtir. Bir sihir, bir sır, bir iksir değil. Bir süreç. Öncesi, sırası ve sonrası olan. … Okumaya devam et Eğitimde Şimdilik Hedef X Zamanı

İSLAMİ İLİMLER İLE İLAHİYAT FAKÜLTELERİ ARASINDA MÜFREDAT VE MESLEKİ HAKLAR AÇISINDAN BİR FARK VAR MIDIR?

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Osman Kurt, “İslami İlimler ile İlahiyat Fakülteleri Arasında Müfredat ve Mesleki Haklar Açısından Bir Fark Var mıdır?” sorusunu cevaplandırdı. YKS sonuçlarının açıklanmasından sonra adaylar 6-14 ağustos tarihleri arasında yapılacak Üniversite tercihleri için araştırma yapmaya başladı. Bu dönemde öğrenci ve veliler açısından kamuoyunda en çok tartışılan konulardan birisi de İslami ilimler ile ilahiyat fakülteleri arasında bir fark … Okumaya devam et İSLAMİ İLİMLER İLE İLAHİYAT FAKÜLTELERİ ARASINDA MÜFREDAT VE MESLEKİ HAKLAR AÇISINDAN BİR FARK VAR MIDIR?

Yeni Normal

Norm kural demek. Normal de kurallara uygun. Pazartesi itibari ile “Yeni Normal” başladı. Gözlemlerimden bazıları. Pazartesi işe başladık. Selamünaleyküm, merhaba, günaydın. Uzaktan, Osmanlı alplerinin hareketi ile karşılık verme. Sağ eli kalbin üzerine götürerek hafif eğilme. Bizim için en önemli selamlaşmalardan biri, eğer çok samimi isen sarılma. Biraz mesafeli isen kafaları birbirine değdirerek selamlaşma. Daha resmi bir ortam ve iletişim ise tokalaşma. Pazartesi baktım şaşırarak birileri … Okumaya devam et Yeni Normal

Mustafa Kutlu ve Tarla Kuşunun Sesi

Mustafa Kutlu Kimdir? 1945’te Erzincan’da doğdu. Erzincan Lisesi’nden sonra, Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Tunceli ve İstanbul’da edebiyat öğretmenliği yaptı. Öğretmenlikten ayrılarak (1974) Dergâh Yayınları’nda idareci olarak çalışmaya başladı. Hareket ve Dergah dergilerinde Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisinin yayın faaliyetlerini sürdürmüştür. Senaryolar yazmıştır. Özel bir kanalda sohbet programları yapmıştır. Şu anda yazı çalışmalarını sürdürmektedir. Mustafa Kutlu ağırlıklı olarak hikaye türünde … Okumaya devam et Mustafa Kutlu ve Tarla Kuşunun Sesi

Keşke Demeden Önce

Çok değişik bir zaman diliminden geçiyoruz. Ölüm adeta kol geziyor. Nereye baksanız bir ölüm ilanına denk geliyorsunuz. Hayat ise hiç durmuyor. Bildiği yolda ilerliyor. Günler ayları, aylar ise yılları kovalıyor. Sararan takvim yaprakları gibi insanlarda bir bir sararıyor. Sırası gelen, azraille uzun bir yolculuğa çıkıyor. Bu bir kanun. Belki de delinmeyen, yok sayılmayan, tarihi geçmeyen, başka türlü yorumlanmayan, yenisi ile değiştirilmeyen, tek kanun. Kat’i, kesin. … Okumaya devam et Keşke Demeden Önce

Bırakın Öğretmenin Yakasını!

Öğretmenlik mesleği ne zamandır tartışmaya açıldı bilemiyorum. Meslek hayatım yirmi beş yıla yaklaştı en azından bir yirmi beş yılı var bu tartışmanın. Daha öncesini araştırmadım bilmiyorum. Yalnız şunu biliyorum. İnsanlar en değerli varlıklarını bizlere emanet ediyorlar dolayısı ile gözlerinin bizim üzerimizde olması kadar doğal bir şey olamaz. Herkesin, her bir velinin emanet ediş şekli elbette farklı olabilir. Çok büyük bir kısmı, çocuklarının geleceklerini kurtarmak, ayakları … Okumaya devam et Bırakın Öğretmenin Yakasını!

Ezberletilmiş Çaresizlik ya da Ezberletilmiş Klişeler

Öğrenilmiş çaresizlik, kişinin herhangi bir durumda çok sayıda başarısızlığa uğrayarak, bir şey yapsa da hiçbir şeyin değişmeyeceğini, olayların kendi kontrolünde olmadığını, o konuda bir daha asla başarıya ulaşamayacağını düşünüp, bir daha deneme cesaretini kaybetmesidir. Ezberletilmiş çaresizlik ise; toplumların zihinlerine kırk kez sen gerisin, sen yapamadın, sen yapamazsın tohumları ekerek, toplumsal olarak bu kimliğe bürünmek. Öğrenilmiş çaresizlik, kişiyle ilgili psikolojik bir yaklaşım. “Ezberletilmiş Çaresizlik” ise toplumla … Okumaya devam et Ezberletilmiş Çaresizlik ya da Ezberletilmiş Klişeler

Koronadan Sonra Eğitim

Slogan belli, “Bundan sonra hiç birşey eskisi gibi olmayacak.” Merak ediyorum ne değişecek? Okulların boyası mı, koridorları mı, sınıfları mı koronaya dayanıklı hale getirilecek. Bunları yazarken bir eleştiri falan içerisinde değilim. Sadece normalleşmeye biraz katkım olsun istiyorum. Çocuklar sosyal mesafeye uygun olarak mı sıra olacak ve İstiklal Marşımızı okuyacak. Teneffüslerde yine sosyal mesafeye uygun mu koşacak, oynayacak, gülecek, eğlenecekler. Dersler nasıl olacak peki? Öğretmenler de … Okumaya devam et Koronadan Sonra Eğitim