SANAYİ DEVRİMİNDEN DİGİTAL DEVRİME

Ünal BAŞDOĞAN

Bütün dünya ile birlikte, ülkemizi de etkisi altına alan Korona Virüs salgını ile birlikte dünya genelinde olduğu gibi bizde de “ artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak “ söylemleri gündeme gelmeye başladı. Bütün komplo teorilerin dışında olarak, zaten mevcut gelişmeler bize, gelmekte olan Dijital Devrim’in mevcut bütün sistemi değiştirebileceğini tahmin etmek zor değil.

İnsanlık tarihi böyle büyük değişimleri, Avcı-Toplayıcı Dönem’den Tarım Toplumu’na, Tarım Toplumu’ndan Sanayi Çağı’na geçişte yaşamıştır. Her iki dönem de büyük sorunları ve fırsatları beraber getirmiştir. Bu çerçeve de, Sanayi Devrimi sürecin de yaşanan siyasi, sosyal ve ekonomik değişimlerin, yaşanacak yeni dönem hakkında bize bazı ipuçları verebileceğini düşünüyorum.

Yakın tarihte, Sanayi  Devrimi olarak adlandırılan dönem  1750 – 1850 arasında başta İngiltere olmak üzere Batı Avrupa’da yaşanan bilimsel ve teknik gelişmeler için kullanılmaktadır.

İlk Sanayi Devrimi’ne yol açan gelişmeler şöyle sıralanabilir, Coğrafi Keşifler’den sonra sömürgelerden Avrupa’ya akan altın ve gümüşün ortaya çıkardığı zenginlik, Rönesans ve Reformla birlikte gerçekleşen zihniyet değişimi, 16.yüzyıldan itibaren başlayan bilimsel araştırmalardır. Görüleceği gibi, Sanayi Devrimi çok yönlü ve çok kapsamlı ve uzun süreli dönüşümler sonucu gerçekleşmiştir.

Bilimsel bilginin teknolojiye dönüştürülmesi olan buharlı motorun keşfi ve geliştirilerek, bütün alanlar da, kullanılmaya başlanması makineleşmenin başlangıcı olmuştur.  Başta İngiltere olmak üzere Batı Avrupa’da, Tekstil ve hazır giyim, Demir –Çelik, Ulaştırma ( demiryolları,  buharlı tren, buharlı gemi ), Kimya , İletişim ( telgraf, telefon ) gibi sektörlerde peş peşe gelişmeler yaşanmıştır. Böylece insanlık tarihin de, ilk defa makinalı üretime geçilmiştir.

Bu süreçte insan ve toplum hayatı köklü şekilde değişmiştir. Geleneksel üretim yapan esnaf gurupları yavaş yavaş tarihe karışmış, bu iş kollarında çalışan binlerce insan işsiz kalmıştır. Fabrikaların kurulduğu  bölgelere köylerden ve kentlerden iş bulmak ümidiyle yoğun göçler yaşanmıştır. Bu da şehirlerin çevresinde sağlıksız yeni yaşam alanlarının ortaya çıkmasına, geniş ailelerin dağılıp çekirdek aileye dönüşmesine sebep olmuştur.

Endüstrileşmenin ilk yıllarında, işçiler çok düşük ücretlerle, sağlıksız iş şartlarında 16-20 saat çalışmaya zorlanmıştır. Sanayileşme tarihi çocuk ve kadın işçilerin dramatik hikayeleri ile doludur. İşçilerin haklarını tam olarak almaları ancak 1970’ler de mümkün olmuştur.

Makineleşmenin sağladığı, seri üretim ve arz fazlasının pazarlama ihtiyacı ayrıca fabrikaların hammadde ve enerji kaynağı bulma sorunu, sanayileşmiş ülkeleri yeni sömürge bulma yarışına itmiştir. Bu yarış devletleri Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’na götürmüş ve insanlık tarihinin en büyük yıkımlarına sebep olmuştur. Bunlara bağlı olarak siyasal sistemler değişmiş, imparatorluklar yıkılarak milli devletler kurulmaya başlanmıştır.

Sanayileşme başlangıcından yaklaşık iki yüz yıl sonra, İkinci Dünya Savaşı sonrası kendi düzenini  bütün dünyaya kabul ettirmiştir. Yukarı da bahsettiğimiz olumsuz gelişmelerin yanında bir çok imkanı insanlığın hizmetine sunmuştur.

Bilimsel ve teknik gelişmeler, önce ki dönem insanlarının hayal bile edemeyeceği ölçüde insan hayatını kolaylaştırmıştır. İnsanlık bir çok tüketim ürününe kolayca ulaşır hale gelmiştir. Şehirleşme ile birlikte eğitime ulaşım kolaylaşmış, eğitimli insan sayısı hızla artmıştır. Siyasal sistemlerin değişmesi sonucu demokratik yönetimler kurulmuştur. Gelişen Orta Sınıf sayesinde insanların refah seviyesi yükselmiştir.

Yukarıda başlıklar halinde bahsettiğimiz, Sanayi Devrimi’nin başlangıcı ve gelişmelerine bakınca, yaşadığımız dönemle benzerlikler rahatça görülebiliyor. Günümüzde hızla gelişen yapay zeka, nesnelerin interneti, big data (veri analizi) , robotik teknikler ve diğer digital teknolojiler önümüzde ki 20 – 30 yıl içerisin de mevcut üretim ilişkilerini  devrim niteliğin de değişmelere uğratayacağı öngörülmektedir. Bu süreçte birçok meslek türü ve çalışma alanı Sanayi Devrimi’nde olduğu gibi tarihe karışacaktır. Digital Devrim, dünya da kendi düzenini kuracağı zamana kadar, insanlığın yeni kaos dönemine gireceği açıktır.

Ülkemiz de ve dünya da işsiz kalacak olan milyonların oluşturacağı sosyal çalkantıların, dünyayı ne tür siyasal ve toplumsal dönüşümlere uğratacağını bugünden kestirmek mümkün değildir.

İşte bu zorlu süreci, doğru yönetebilen, sorunlara çözüm üretebilen milletler ve devletler bu dönüşümden karlı çıkacak, bu beceriyi gösteremeyenler ise zorla düşmek hatta yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.

Sanayi Devrimi, Batı Medeniyeti’nin dünya da öne çıkmasına sebep olmuştur. Unutmamak gerekir ki medeniyet dönüşümleri böyle büyük değişimlerle meydana gelmektedir. İşte İslam toplumları önümüzde ki bu süreci iyi yönetebilir, insanlığa adil ve eşitlikçi çözümler üretebilirse, İslam Medeniyeti’nin yeniden öne çıkma imkanı yakalanabilir ve insanlığa umut ışığı olma fırsatı ortaya çıkabilir. Türk milleti , engin tarihi tecrübesi, eğitimli genç nüfusu ile buna öncülük edebileceğini ümit ediyorum.

Aksi takdirde İslam toplumları bir tarihi fırsatı daha kaçıracaktır.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.