“… Kur’an’ı Ağır Ağır, Tane Tane Oku” Müzzemmil/4

                                   

Kur'an Oku | Kur'an-i Kerim

Biliyorsunuz bundansonra.net sitemizde ara ara kitap tanıtımı yapıyorum. İçinde bulunduğumuz ayın Ramazan olması ve Kur’an’ı Kerim’in de Ramazan ayında inmeye başladığını düşündüğümüzde baş tacımız, hayat rehberimiz Kur’an’ı Kerim’i tanımaktan ve tanıtmaktan daha güzel hangi kitap tanıtılabilir ki?

Yazarı, bizi yaratan, yaşatan, rızık veren, nefes almamızı, nefes vermemizi sağlayan, kâinatı yaratan;

“Eşi benzeri olmayan, bütün noksan sıfatlardan münezzeh tek ilah.”

“Dünyada bütün mahlukata merhamet eden, şefkat gösteren, ihsan eden.” “Ahirette, müminlere sonsuz ikram, lütuf ve ihsanda bulunan.”
“Mülkün, kainatın sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan.”
“Her noksanlıktan uzak ve her türlü övgüye layık olan.”  
“Her türlü tehlikelerden selamete çıkaran.”
“Güven veren, emin kılan, koruyan.”
“Her şeyi görüp gözeten.” “İzzet sahibi, her şeye galip olan.”
“Azamet ve kudret sahibi. Dilediğini yapan ve yaptıran.”   
“Büyüklükte eşi, benzeri olmayan.”
“Yaratan, yoktan var eden.”
“Her şeyi kusursuz ve uyumlu yaratan.”
”Varlıklara şekil veren.”
“Günahları örten ve çok mağfiret eden.”
“Her şeye, her istediğini yapacak surette, galip ve hakim olan.”  
“Karşılıksız hibeler veren, çok fazla ihsan eden.”   
“Bütün mahlükatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan.”  
“Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtaran. “
“Gizli açık, geçmiş, gelecek, her şeyi en ince detaylarına kadar bilen.”
“Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan.”
“Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten.”
“Dereceleri alçaltan”
“Şeref verip yükselten.”
“Dilediğini aziz eden, izzet veren.”
“Dilediğini zillete düşüren.”
“Her şeyi en iyi işiten.”
“Gizli açık, her şeyi en iyi gören.”
“Mutlak hakim, hakkı batıldan ayıran. Hikmetle hükmeden.”
“Mutlak adil, çok adaletli.”
“Lütuf ve ihsan sahibi olan. Bütün incelikleri bilen.”  
“Olmuş olacak her şeyden haberdar.”
“Cezada, acele etmeyen, yumuşak davranan.”
“Büyüklükte benzeri yok. Pek yüce.”
“Affı, mağfireti bol.”
“Az amele, çok sevap veren.”
“Yüceler yücesi, çok yüce.”
“Büyüklükte benzeri yok, pek büyük.”
“Her şeyi koruyucu olan.”
“Her yaratılmışın rızkını, gıdasını veren, tayin eden.”
“Kulların hesabını en iyi gören.”
“Celal ve azamet sahibi olan.”
“Keremi, lütuf ve ihsanı bol, karşılıksız veren, çok ikram eden.”  
“Her varlığı, her işi her an görüp, gözeten, kontrolü altında tutan.”  
“Duaları, istekleri kabul eden”.
“Rahmet, kudret ve ilmi ile her şeyi ihata eden'”
“Her işi hikmetli, her şeyi hikmetle yaratan.”
“Kullarını en fazla seven, sevilmeye en layık olan.”     
“Her türlü övgüye layık bulunan.”
“Ölüleri dirilten.”
“Her zaman her yerde hazır ve nazır olan.”
“Varlığı hiç değişmeden duran. Var olan, hakkı ortaya çıkaran.”   
“Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran.”   
“Kudreti en üstün ve hiç azalmaz.”
“Kuvvet ve kudret kaynağı, pek güçlü.”
“İnananların dostu, onları sevip yardım eden.”
“Her türlü hamd ve senaya layık olan.”
“Yarattığı ve yaratacağı bütün varlıkların sayısını bilen.”
“Maddesiz, örneksiz yaratan.”
”Yarattıklarını yok edip, sonra tekrar diriltecek olan.”
“İhya eden, dirilten, can veren.”
“Her canlıya ölümü tattıran.”
“Ezeli ve ebedi hayat sahibi.”
‘Varlıkları diri tutan, zatı ile kaim olan.”
“Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan, istediğini, istediği vakit bulan.”
“Kadri ve şanı büyük, keremi, ihsanı bol olan.”
“Zat, sıfat ve fiillerinde benzeri ve ortağı olmayan, tek olan.”
“Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, herkesin muhtaç olduğu.”
“Dilediğini dilediği gibi yaratmaya muktedir olan.”
“Dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi kolayca yaratan kudret sahibi.”
“Dilediğini, öne alan, yükselten.”
“Dilediğini sona alan, erteleyen, alçaltan.”
“Ezeli olan, varlığının başlangıcı olmayan.”
“Varlığının sonu olmayan.”
“Varlığı açık, aşikar olan, kesin delillerle bilinen. ”  
“Akılların idrak edemeyeceği, yüceliği gizli olan. “
“Bütün kainatı idare eden.”
“Son derece yüce olan.”
“İyilik ve ihsanı bol, iyilik ve ihsan kaynağı.”
“Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan.”
“Zalimlerin cezasını veren, intikam alan.”
“Affı çok olan, günahları affetmeyi seven.”
“Çok merhametli, pek şefkatli.”
“Mülkün, her varlığın sahibi.”
“Celal, azamet ve pek büyük ikram sahibi.”
“Her işi birbirine uygun yapan.”
“Mahşerde her mahlükatı bir araya toplayan.”
“Her türlü zenginlik sahibi, ihtiyacı olmayan.”
“Müstağni kılan. ihtiyaç gideren, zengin eden.”
“Dilemediği şeye mani olan, engelleyen.”
“Elem, zarar verenleri yaratan.”
“Fayda veren şeyleri yaratan.”
“Alemleri nurlandıran, dilediğine nur veren.”
“Hidayet veren.”
“Eşi ve benzeri olmayan güzellik sahibi, eşsiz yaratan.”
”Daimi, ölümsüz, ebedi olan.”
“Her şeyin asıl sahibi olan.”
“İrşada muhtaç olmayan, doğru yolu gösteren.  ”  
“Ceza vermede acele etmeyen.”

Kur’an’ı Kerim

Kur’an’ı Kerim’i yine en iyi tanıtacak olan elbette onları bize gönderen yüce Rabbimizdir. Kur’an’ı ayetlerin ışığında tanıyalım.  “Kendisinde hiçbir şüphe bulunmayan bu Kitab’ın indirilişi, âlemlerin Rabbi tarafındandır.” Secde/2

 De ki: “O kitabı göklerin ve yerin sırrını bilen indirmiştir. Şüphesiz O, bağışlayandır, çok merhamet edendir.” Furkan/6

“Kitab’ın indirilmesi mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır. Şüphesiz biz o Kitab’ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah’a has kılarak O’na kulluk et.” Zümer/1.2

“Ramazan ayı… İnsanlar için hidayet olan, doğru yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kur’an onda indirilmiştir.” Bakara/185

“Şüphesiz, biz onu Kadir gecesinde indirdik.” Kadir/1 “Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.” Duhan/2.3

De ki: “Her kim Cebrail’e düşman ise, bilsin ki o, Allah’ın izni ile Kur’an’ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü’minler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir.” Bakara/97

“Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail), senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.” Şuara/193.195

“O (Kur’an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş’ın sahibi katında itibarlı, orada itaat edilen, güvenilir bir elçinin, (Cebrail’in) getirdiği sözdür.” Tekvir/19-21

“Onu, (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma. Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir. O hâlde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy. Sonra şüphesiz onu açıklamak da bize aittir.” Kıyamet/16-19

“Sana Kur’an’ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın. Ancak Allah’ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.” A’la/6-7

“Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı. O, nefis arzusu ile konuşmaz. (Size okuduğu) Kur’an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir. (Kur’an’ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta bulunuyorken (aslî sûretine girip) doğruldu. Sonra (ona) yaklaştı derken sarkıp daha da yakın oldu. (Mesafe) iki yay aralığı kadar, yahut daha az oldu. Böylece, Allah’ın, kuluna vahyettiğini vahyetti.” Necm/1-10

“Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.” Bakara/2

“Bu (Kur’an) insanlar için bir beyan, sakınanlar için de bir hidayet ve öğüttür.” Ali İmran/138

“Onlar hâlâ Kur’an’ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah’tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar bulacaklardı.” Nisa/82

“Ey insanlar Rabbinizden size ‘kesin bir kanıt geldi ve size apaçık bir nur, (Kur’an) indirdik.” Nisa/174

“…. Biz Kitap’ta hiçbir şeyi eksik bırakmadık….” En’am/38

“Andolsun, biz onlara bir Kitap getirdik; iman edecek bir topluluğa bir hidayet ve bir rahmet olması için bir ilim üzere onu çeşitli biçimlerde açıkladık.” A’raf/52

“Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifâ ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur’an) geldi.” Yunus/57

“Elif Lâm Râ. Bu Kur’an, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisine ait olan Allah’ın yoluna çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır.” İbrahim/1

“Bu Kur’an; kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara bir bildiridir.”İbrahim/52

“Şüphesiz, bu Kur’an, en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü’minlere, onlar için gerçekten büyük bir mükafat olduğunu müjdeler.” İsra/9

“Andolsun biz, düşünüp öğüt alsınlar diye (gerçekleri) bu Kur’an’da değişik biçimlerde açıkladık. Fakat bu, onların ancak kaçışlarını artırıyor.” İsra/41

De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’an’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler.” İsra/88

“Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan, tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.” Kehf/54

“Biz sana bu Kur’an’ı güçlük çekmen için indirmedik, ‘İçi titreyerek korku duyanlara’ ancak bir öğütle-hatırlatma (olsun diye indirdik).” Taha/2-3

“Kur’an, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü’minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.” Neml/2-3

“Biz, o Peygamber’e şiir öğretmedik. Bu, ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur’an’dır.” Yasin/69

“Biz onu, Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” Zümer/28

“Bu Kur’an, Rahmân ve Rahîm olan Allah’tan indirilmedir. Bilen bir toplum için Arapça bir Kur’an olarak âyetleri genişçe açıklanmış bir kitaptır. Müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilmiştir. Fakat onların çoğu yüz çevirmiştir. Artık onlar işitmezler.” Fussilet/2-4

“Onlar, kendilerine geldiğinde o zikiri/Kur’an’ı inkâr ettiler. Halbuki o, eşsiz yücelikte bir Kitap’tır. Bâtıl ona, ne önünden gelebilir ne de arkasından. O, hüküm ve hikmet sahibi, övülmeye lâyık olan Allah tarafından indirilmiştir.” Fussilet/41-42

“Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onlara karşı bir zorba değilsin. O hâlde sen, benim uyarımdan korkan kimselere Kur’an ile öğüt ver.” Kaf/45

“Andolsun biz, Kur’an’ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?” Kamer/17

“O, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kulu Muhammed’e apaçık âyetler indirendir. Şüphesiz Allah, size karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.” Hadid/9

“Eğer biz, bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, elbette sen onu Allah korkusundan başını eğerek parça parça olmuş görürdün. İşte misaller! Biz onları insanlara düşünsünler diye vermekteyiz.” Haşr/21

“Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur’an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah’tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür. O, bir şair sözü değildir. Ne az inanıyorsunuz! Bir kâhin sözü de değildir. Ne az düşünüyorsunuz! O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir. Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık. Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik. Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı. Şüphesiz Kur’an, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür. Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz. Gerçek şu ki Kur’an, kâfirler için muhakkak bir pişmanlık sebebidir. Ve şüphe yok ki Kur’an, kesin bir gerçektir. O hâlde sen, yüce Rabbini adıyla tespih et.” Hakka/38-52

“Şüphe yok ki, Kur’an’ı sana elbette biz indirdik biz. O hâlde, Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan hiçbir günahkâra ve hiçbir nanköre itaat etme. Sabah akşam Rabbinin adını an. Gecenin bir kısmında O’na secde et; geceleyin de O’nu uzun uzadıya tespih et. Bunlar dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar. Onları biz yarattık ve eklemlerini biz bağladık. Dilediğimizde (onları yok eder) yerlerine benzerlerini getiririz. İşte bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine ulaştıran bir yol tutar. Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. Zalimlere ise elem dolu bir azap hazırlamıştır.” İnsan/23-31

“Hayır, o (yalanlamakta oldukları kitap) şanı yüce bir Kur’an’dır. O, korunmuş bir levhada (Levh-i Mahfuz’da)dır.” Büruc/21-22

“Şüphesiz o Kur’an, hak ile batılı ayırd eden bir sözdür. O, bir şaka değildir.” Târık/13-14

“Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.” Nahl/98

“Gece ibadeti etki bakımından daha kuvvetli, okumak bakımından da daha sağlamdır.” Müzzemmil/6

“Güneşin kaymasından, gecenin kararmasına kadar namazı güzel kıl; bir de kıraatıyle seçkin olan sabah namazını; çünkü sabah Kur’an’ı gerçekten şahitlidir.” İsrâ/78

“Biz Kur’an’ı, insanlara dura dura okuyasın diye âyet âyet ayırdık ve onu peyderpey indirdik.” İsrâ/106

“… Kur’an’ı ağır ağır, tane tane oku.” Müzzemmil/4

“Kur’an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin.” A’raf/204

“Sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur’an) âlemler için ancak bir öğüttür.” Yûsuf/104

“Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse, derin bir sapıklığa düşmüş olur.” Nisa/136

“Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir. O’nun âyetleri kendilerine okunduğu zaman (bu) onların imanlarını artırır. Onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.” Enfâl/2

De ki: “Ona ister inanın, ister inanmayın. Şüphesiz, daha önce kendilerine ilim verilenler, Kur’an kendilerine okunduğunda derhal yüzüstü secdeye kapanırlar. İsrâ/107

“Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı bilir.” Ankebut/45

“Artık siz Allah’a, peygamberine ve indirdiğimiz nûra (Kur’an’a) iman edin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” Teğâbün/8

“Allah’ın âyetlerini inkâr edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emredenleri öldürenler var ya, onları elem dolu bir azap ile müjdele. Onlar, amelleri, dünyada da, ahirette de boşa gitmiş kimselerdir. Onların hiç yardımcıları da yoktur.” Âli Imrân/21-22

“Şüphesiz ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenler var ya, onlar için göğün kapıları açılmaz ve halat iğnenin deliğinden geçinceye kadar cennete girmezler. Biz suçlu-günahkarları işte böyle cezalandırırız.” A’raf/40

“Biz Kur’an’dan, mü’minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur’an, ancak zararını artırır.” İsrâ/82

Kur’an-ı Kerim,

Yüce Allah’tan Hz.Peygamber’e Cebrail aracılığıyla, vahiy yoluyla indirilmiştir. Kolayca ezberlenmesi, kısa zamanda insanlara ulaşması, manasının kolaylıkla anlaşılması, inançların ve hükümlerin müminlerin kalbinde yavaş yavaş kuvvetlenip kökleşmesi için Kur’an bir defada toptan indirilmemiş, yaklaşık yirmi üç senede, peyderpey indirilmiştir.

Ayetler doğrudan doğruya indiği gibi, çoğunlukla meydana gelen bir olayın hemen sonrasında olayı çözümlemek ve sorulan soruları cevaplamak ve bu vesileyle kıyamete kadar tüm insanlara ışık tutmak için de inerdi. Ayetin inmesine sebep olan olay veya soruya sebeb-i nüzul (iniş sebebi) denilir.

Kur’an-ı Kerim kendisinin, bir ayette Ramazan ayında, bir başka ayette mübarek bir gecede, bir diğerinde de Kadir gecesinde inmeye başladığını haber vermektedir.

Kur’an ayetleri inince Peygamberimiz onları yanında bulunan sahabelerine okurdu. Onlar da kendilerine iletilen ayet ve sureleri ezberlerlerdi. Ezberlenen ayet ve sûreler ayrıca vahiy kâtipleri tarafından yazılırdı. Ayetler iki nüsha olarak yazılır, bir nüshası Peygamberimiz’in bir nüshası da sahabilerin yanında korunurdu. Ayetlerin hangi sûreye konulacağını ve nasıl düzenleneceğini Peygamber Efendimiz vahiy kâtiplerine söylerdi. O zamanlar kağıt bulunmadığı için Kur’an ayetleri ince beyaz taşlar, hurma dalları, düzeltilmiş kürek kemikleri ve işlenmiş deriler üzerine yazılırdı. Bu konuda Kur’an’da şöyle buyrulur:

“…yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış kitaba andolsun.” Tur/2-3

Peygamberimiz henüz hayatta iken Kur’an tamamıyla yazılmış ve hafızlar tarafından ezberlenmişti. Fakat Hz. Peygamber yaşadığı sürece vahiy devam ettiğinden Kur’an’ın tamamının tek cilt halinde toplanması mümkün olmamıştı. İlk halife Hz. Ebu Bekir döneminde yapılan Yemâme savaşında 70 hafızın şehit olması sebebiyle Hz. Ömer, Kur’an’ın kaybolması endişesini dile getirerek, toplanması ve bir kitap haline getirilmesi teklifiyle Hz. Ebu Bekir’e başvurdu. Hz. Ömer’in teklifi faydalı bulunarak meşhur hafız ve vahiy katibi Zeyd b. Sabit başkanlığında bir komisyon kuruldu. Komisyon toplama işinde, ezberden hiçbir ayetin yazılmaması ve mutlaka yazılı bir vesikanın elde bulunması gibi şartları göz önünde bulundurdu. Ezberden de yazılı vesikalar kontrol ediliyordu? Komisyonun dikkate aldığı hususlar arasında, bu vesikanın Peygamberimizin huzurunda yazıldığını gören iki kişinin şahitlik etmesi de vardı. Komisyon tarafından toplanan Kur’an’ı sahabe gözden geçirdi. Hiç kimsenin en küçük bir itirazı olmadı. Böylece Kur’an’ın cem’i (ayet ve surelerin doğru sırasıyla bir araya getirilmesi) tamamlanmış oldu.

Hicri 25, miladi 648 yılında Azerbaycan ve Ermenistan fethinde orduda bulunan Şamlılarla Iraklılar arasında Kur’an’ın bazı ayetlerinin okunuşunda ihtilaf çıkınca ordu komutanı Huzeyfe, dönemin halifesi Hz.Osman’a başvurarak, ihtilafın giderilmesini rica etti. Hz. Osman da tekrar Zeyd b. Sabit başkanlığında bir komisyon toplanmasını ve Kur’an’ın çoğaltılmasını emretti. Çoğaltılan nüshalar gerekli bölgelere gönderildi ve ihtilaflar giderildi. Gönderilen bölgelerde bunlara dayanılarak pek çok nüsha yazıldı.

Uzun bir yazı oldu farkındayım ancak söz konusu Kur’an olunca onu da yazayım, bunu da ekleyeyim derken uzadı biraz. Bu mübarek ayda Allah bizi Kur’an’ı anlayan ve anladığı ile amel eden kullarından eylesin. Selam ile. Allah’a emanet.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.