Koca bir hayatın kısacık öyküsü

Anadolu, toprak ana, ana vatan, ana yol, ana mal, ana para, ana dil, ana cadde, ana bilim dalı, ana menü, ana kucağı, ana okulu, anayasa, ana fikir…

Hayatımızın onlarca değerini, güzelliğini ana kavramı ile telaffuz ederiz. “Ana gibi yar Bağdat gibi diyar yoktur!” çünkü.

Size bir şey söyleyeyim mi, “Ana” dedikçe anadan doğmuşa dönüyorum.

Ana, önceliği sevgi olmak üzere içinde yığınlarca duyguyu büyüten, besleyen hakkı asla ödenmeyecek bir büyük hazinedir.

Acı çeker belli etmez. Ağlar göz yaşını içine akıtır. Kıyamaz ne olursa olsun erine, evladına.

Tıpkı benim anam gibi…

Anam benim anaların anası
Gözümün nakışı elim oyası
Gönlümün sarayı sevdam mayası
Gönlüm seninledir benim gül anam.


Sizin ananız gibi benim anam yokluk, yoksulluk çekmiş, eza görmüş, hayatını emeğiyle şekillendirmiş bir yiğittir. Kimi zaman bağa koşmuş, kimi zaman güneş annacında (karşısında) terlemiş, düven sürüp tınaz savurmuş, kimi zaman yağsız aş pişirmiş ama hep uysal, hep verici, hep tatlı dilli olmuş bir Anadolu kadınıdır.

Bahçede çalışan duygulu yürek
Elleri pas tutmuş tarlada kürek
Toplum dinamiği ortada direk
Gönlüm seninledir benim gül anam.


Anamla aramızdaki mesafe aslında 115 kilometre. Hepi topu 75 dakika. Ha deyince koşma imkanım var ona. Boynuna sarılma, elini öpme şansım var. Her fırsatta koşarım, giderim. Dizinin dibine otururum. Bazen kocagarı derim çoğunlukla paşam. Elin paşasından bana ne ki, o benim paşamdır, bizim paşamız…

İçim özleminle yanıp tutuşur
Yüreğinde müthiş sevgin uçuşur
Bir gün olur ana yavru kavuşur
Gönlüm seninledir benim gül anam.


Yufka yüreklidir. Ağzı dualıdır. Kötülük bilmez. Şu gün oldu ağzından küfür çıktığına şahit olmadım. Gözüne tütün gitsin dediğine de…

O, yedi evlat büyüttü. Beş kızını allı duvaklı gelin etti. Kimseye muhtaç olmadı, Allah’tan başkasından aman dilenmedi. Kaynana havasına girmedi. Gelinlerinin saygısını onlara duyduğu sevgiyle kazandı.

Aslında kahrı zor çekilir bir adamdı babam. Eli sopalı, otoriter, tuttuğunu koparan, ailesine hakim bir Anadolu erkeği. Yüreği tertemizdi ama, gönlü boldu. Bizim oraların deyimiyle kimseye kemiğini kemirtmedi. İşinde, gücündeydi.

Babama hep fren oldu anam. Birisiyle kavga etse, çekişse anam lafa girer kabahati babama bulurdu. “İyilikten iyi bi şey yoktur!” derdi hep. Bu sözü hayatım boyunca kendime hep rehber kabul etmeye çalıştım, mühim bir tembih olarak başucuma koydum.

Düşünürsün bizi için cız eder
Yavrularım diye olursun heder
Seni çok seviyor muhterem peder
Gönlüm seninledir benim gül anam.


Yaşadığı muhitte büyük küçük, yaşlı genç herkes onu sever, sayar. Gözünün yolağını bilir. Hasta olanı arar. Misafirleri ekmeksiz, aşsız kaldırmaz. Hele eskiden mal, davar çokken yani, etrafını yoğurda süte boğardı. Pişirdiği taşırdığı yenilir olmalı ki, babamın 30 yıl süren muhtarlığı döneminde amir, memur ona misafir olurdu. Hakime, savcıya, doktora nazı geçer, köyün gençlerine, öğretmenlerine iyi davranır, onları kendi evladı gibi bağrına basar.

İşte bu yüzden ben anne demiyorum ona, ANA diyorum, sadece ANA… Tanıyan yaşlı genç ise (h)anne diyor.

Bazen diyorum ki, imkanı olup da okuyabilseydi mutlaka çok iyi bir yere gelir, hangi işi yaparsa yapsın yaptığı işin otoritesi olurdu.

Kabalık alır mı zülüflü yüzün
Hakka yönelmiştir o ezik özün
Kutsal bir kelamdır güzelim sözün
Gönlüm seninledir benim gül anam.


Şimdi seksen yaşında. Seksen yıllık bir koca çınar. Bir sürü hastalığı var. Yürüme problemi çekiyor. Attığı her adım yüreğime atılan yumruk gibi. Düşünüyorum da, yaptığı bulgur kırk eve yeter, bastığı peynirin tadı bir başka olurdu.

İlk gençlik yıllarımda bir an önce devlet memuru olmak istiyordum. Devlet memuru olmalıydım ki, anamı hastaneye götürebileyim, ilaçlarını alabileyim, o zaman şimdikilerden daha hafif olan ağrıları azalsın.

Bulgurunla yağda kokun var sanki
Seni bir gün görmek bana kâr sanki
Toplumun başısın biz de inan ki
Gönlüm seninledir benim gül anam.


Kostaktır. Adamlığa değer verir. Cenazelere, düğünlere katılmanızı ister. Hayır öğütlüdür. Cömertir. O yüzden O, iyilik sembolüdür, ailemizin temel direğidir.

Her yanın iyilik, kötülük yoktur
Sözlerim bitmedi daha pek çoktur
Gövdemin çınarı kaşların oktur
Gönlüm seninledir benim gül anam.


Sohbetini pek severim. Gençlik hatıralarını anlattırırım sık sık. Duygulanırım. Bazen iki damla yaş süzülür yanaklarıma aşağı. Hep gururlanırım ama, hep bir hüzün kaplar içimi.

Seksen koca yıl. İçinde binlerce hikayenin yaşandığı seksen yıl.

Bazen sırtında beşik, bazen koynunda bebe, bazen umudun yok olduğu bir büyük yaşantı.

Kiminde atın, katırın arkasında geçen bir ömür, kiminde “ana” sözünde kendini bulan alaca karanlığın sabaha döndüğü sevinçler, mutluluklar.

Kimi zaman buzda, ayazda yavşan, keven toplayan nasırlı eller, kiminde ta uzaklardan şelek taşıyan ayaklar.

Hep seven bir yürek ama, hep veren bir el, hep hayır öğüdü eksik etmeyen tatlı bir dil.

Anam benim ellerinden öperim
Kötülük adını senle kaparım
İPEKLİ Yusuf’ a rehber yaparım
Gönlüm seninledir benim gül anam.


Hani ne diyor peygamberimiz, “Cennet anaların ayakları altındadır.” Ben de diyorum ki, naçizane, “Nefes alıyorsam azıcık sana borçluyum be anam, yalnızca sana!

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.