95 m2′ lik alan

Salgının iyice yoğunlaştığı şu günlerde benim de büyük bir huzursuzluk yaşadığım doğrudur.
95 m2 evde salon, mutfak, balkon, git git gel. Ye, iç, otur. Oku, yaz, izle, yorum yap, beğen. Gece yarılarına kadar sabret, kalk yat….
Rutin, sıkıcı, boğucu bir hayat.
Haydi itiraf edelim,
a) Paniğiz.
b) Karamsarız.
c) Korkuyoruz.
d) Umudumuz azalıyor.
e) Ya hasta olursam, ya hasta olursa, ya hasta olursak diyor, arkasından derin vesveseye dalıyoruz.
f) Gözünüz, kulağımız aşısı bulundu, ilacı üretildi gibi pozitif bir haberde.

Ya sonra?
Ne yapıyoruz evlerde, ne ile meşgulüz?

Dokunalım.

  1. Televizyon
    Herkesin en büyük tercihi. Kanallar, özellikle haber kanalları. Bir yandan iyi bir haber umudu, sonra yükselen panik, korku, endişeli bekleyiş.
    Televizyonlarda hiç alakası olmadığı halde her konuda uzman konuşmacılar. Yalan, yanlış, popülist yaklaşımlarla yapılan güya tespitler, önerilir. Çelişik ifadeler, birbirini yalanlayan, aşağılayan saçma sapan tespitler.
    Bilim kurulunun birbirinden habersiz yaptığı açıklamalar.
    Bu konuda,
    a) Televizyonlar yayın akışlarını gözden geçirmeli.
    b) RTÜK alacağı merkezi ve bağlayıcı kararlarla bilgi kirliliğine yol açan programları alenen yasaklamalı.
    c) Bilim kurulu üyeleri sağlık bakanlığının izni ile programlara çıkmalı, açıklamaları bakanlığın verdiği yetki sınırlarında kalarak ŞEFFAF bir şekilde yapmalı.
    d) Televizyonlarda belgesel ağırlıklı programlar devreye sokulmalı.
    e) En azından Hulusi Kentmenli siyah beyaz filmler yayınlanmalı. Yerli, yabancı eğitsel değeri olan eserler gündeme gelmeli.
    f) Cennet memleketimin cennet köşeleri tanıtılmalı, yaşam öykülerine yer verilmeli.
    g) Kitap tanıtımları yapılmalı.
    h) Kültürümüzü ve değerlerimizi konu alan programlara öncelik verilmeli.
    ı) Aile yaşamı, çocuk yetiştirme, eğitim, ekonomi, turizm gibi konular her konuda uzman olmayan bireylerce ele alınmalı, tartışılmalı.
    Fırsatsa işte fırsat.
  2. Internet
    Yaşlı genç herkesin elinde bulunan gizli bir silaha dönüşen internet deyince aklımıza hemen sosyal medya gelir. Sosyal medya ise facebook, twitter, watsaap… Kısa mesajlar, videolar, elekronik oyunlar….
    Bu konuda,
    a) Gerekli gereksiz videolar dikkatimi çekiyor. Hani gülmece konusunda çok iyiyiz elbette ama bu videolar artık hayatı allak bullak etmeye başladı. Temel fıkraları neyse de, virüs ile ilgili olanlar acayip.
    b) Internette de tv yayınlarının kötü bir özetinin yayımlanması iyice can sıkıcı.
    c) İsabetli ve zorunlu ikamette olduğumuz şu günlerde internet doğru kullanılmalı, buradan kitap okunmalı, insana yaşama zevki ve heyecanı verecek yayınlar yapılmalı.
    d) Ve unutulmamalı ki, internet, sosyal medya hakaret alanı değildir. Kimsenin kimseye olduk olmadık zamanda kinlerini kustuğu alanlar asla değildir.
    e) Bu alanlar kutsal değerlere saldırmanın, saçma sapan kıyaslama yapmanın platformu hiç değildir.
    f) İçi boş, anlamsız, moral bozan siyasi mesaj verme alanı asla…
    g) Internet ve sosyal medyanın insanları yönetmesine asla müsaade edilmemeli.
  3. Okuma
    Hemen herkes okumayla ilgili ahkam keser dururuz. Sözüm ona okuma hususunda tv ve sosyal medyadan daha beter bir halimiz var.
    Yine bu konuda,
    a) Evinizde bir kitaplığınız varsa kitaplarınızı elden geçirin. Okuduğunuz bir kitabın sayfalarında gezinin. Kitabın sizde bıraktığı izlenimi hatırlamaya çalışın. Yazarın vermek isteği mesajlara odaklanın. O mesajları doğrulayın ya da karşı tezlerinizi düşünün. Unutmayın yazar kitapta kendi tespitlerini okuyucuyla paylaşmıştır.
    Ha, unutmadan eğer imkanınız varsa yazarın görüşlerini başka kaynaklardan teyit etmeye çalışın.
    b) Okuduğunuz kitaplarla ilgili notlar alın. Bu iyi bir belgelik oluşturmanızı sağlayacaktır.
    c) Sizi yormayacak kitaplar okuyun.
    d) Günce yazın.
    e) Ve şiir okuyun, yazın.

İşte böyle.
Hayat eve sığıyor.
Doğru evde de kalıyoruz.
Ancak televizyonların saçma sapan programların esiri olmadan. Internet manyağı olmadan. Reklâm yapmadan, ahkam kesmeden.

Bütün bunlar iyi tamam da, başka sorunlar da var aslında.
Nedir?

  1. Dışarı çıkmaya çıkmaya tembelleştik.
  2. Sosyal hayat diye bir şey kalmadı.
  3. Alır veriş yapmayı unuttuk.
  4. Para harcamayı da…
  5. Araba kullanmak bile zorlaştı.
  6. Eminim dışarı çıkınca gözlerimiz kamaşacak.
  7. Ya alınan kiloların verilme meselesi…

Nereden çıktı bu illet mi dediniz.
Cevaplayalım, “Topladığımız dikenler diktiğimiz ağaçların filizleridir.”

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.